Nükleer Savaş mı? ABD ve Rusya'dan Tehlikeli Nükleer Restleşme!
Dünya

Nükleer Savaş mı? ABD ve Rusya'dan Tehlikeli Nükleer Restleşme!


06 August 20255 dk okuma87 görüntülenmeSon güncelleme: 31 August 2025

ABD ile Rusya arasında nükleer gerilim tırmanıyor! Başkan Trump'ın iki nükleer denizaltıyı "Rusya'ya yakın bölgelere" konuşlandırma emri vermesiyle dünya diken üstünde. Bu hamle, Rusya eski Devlet Başkanı Dimitri Medvedev'in "Ölü El" hatırlatmasıyla daha da alevlenen tartışmalara bir yanıt niteliğinde. Peki, bu tehlikeli restleşme ne anlama geliyor? Nükleer savaş riski mi kapıda?

Nükleer Restleşmenin Tarihi

ABD ve Rusya arasındaki nükleer rekabet yeni değil. Tarih boyunca birçok kez nükleer savaşın eşiğine gelindi. İşte o kritik anlardan bazıları:

  • 1962 Küba Füze Krizi: Soğuk Savaş'ın zirvesinde yaşanan bu kriz, dünyayı nükleer bir felaketin kıyısına getirdi. Sovyetler Birliği'nin Küba'ya nükleer füzeler yerleştirmesi üzerine ABD, Küba'yı abluka altına almış ve iki süper güç arasında savaş rüzgarları esmişti.
  • 1983 Able Archer Tatbikatı: NATO'nun düzenlediği bu tatbikat, Sovyetler Birliği tarafından bir saldırı hazırlığı olarak algılanmış ve nükleer alarm durumuna geçilmesine neden olmuştu.
  • 1999 Kargil Krizi: Hindistan ve Pakistan arasındaki bu çatışma, her iki ülkenin de nükleer silahlara sahip olması nedeniyle büyük bir endişe yaratmıştı.
  • 2022 Ukrayna İşgali: Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, nükleer silahların yeniden gündeme gelmesine ve nükleer caydırıcılığın öneminin artmasına yol açtı.

Nükleer Caydırıcılık ve Tehdit

Nükleer caydırıcılık, bir ülkenin nükleer silah bulundurarak diğer ülkeleri saldırmaktan vazgeçirmesi anlamına gelir. Ancak bu strateji, aynı zamanda nükleer savaş riskini de beraberinde getirir. Taraflardan birinin yanlış bir hesaplama yapması veya bir kaza sonucu nükleer silah kullanması, tüm dünyayı etkileyecek bir felakete yol açabilir.

Günümüzde nükleer silahların varlığı, uluslararası ilişkilerde önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Nükleer silah sahibi ülkeler, bu silahları birer güç gösterisi olarak kullanırken, diğer ülkeler ise nükleer silahlardan arınmış bir dünya için çaba gösteriyor.

ABD ve Rusya arasındaki bu son gerilim, nükleer silahların ne kadar büyük bir tehdit olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Umalım ki, bu tehlikeli restleşme daha da tırmanmadan sona erer ve dünya nükleer bir felaketten korunur. Unutmayalım ki, nükleer savaşın kazananı olmaz.