Güncel

Prof. Dr. Baki Akkuş: Mikro dalga ve biyolojik savaşlara hazırlıklı olmalıyız

Türk Fizik Derneği 37. Uluslararası Fizik Kongresi Muğla’nın Bodrum ilçesinde başladı. Herodot Kültür Merkezi’nde 1-5 Eylül tarihleri arasındaki …

Prof. Dr. Baki Akkuş: Mikro dalga ve biyolojik savaşlara hazırlıklı olmalıyız

Türk Fizik Derneği 37. Uluslararası Fizik Kongresi Muğla’nın Bodrum ilçesinde başladı. Herodot Kültür Merkezi’nde 1-5 Eylül tarihleri arasındaki başlayan etkinliğin açılışı bugün yapıldı.

Yüz yüze ve online olarak başlayan toplantının açılışına Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Fizikçi Rektörü Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut, Ardahan Üniversitesi Fizikçi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, Celal Bayar Üniversitesi Fizikçi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ataç, Fırat Üniversitesi Fizikçi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş ile bilim insanları katıldı.

AKKUŞ, DÜNYAYI BEKLEYEN TEHLİKELERİ ANLATTI

Kongrenin açılış konuşmasını yapan Türk Fizik Derneği Başkanı Prof. Dr. Baki Akkuş, kongrenin konu başlıklarının Vietnam’ın Yükselişi, Küresel Çip Pazarı, Yeni teknoloji Silahı Mikrodalga, Virüsler Biyolojik Silah mı?, NASA’dan Dünya Ekonomisi’ni Alt Üst Edecek Hamle ve Mars Yolculuğu olarak belirlendiğini söyledi.

Prof. Dr. Baki Akkuş yaptığı konuşmada “Her bir konu başlığı çok önemli ancak ülke olarak yakından takip etmemiz gereken şu anda savaş jetlerine entegre edilmesi beklenen mikrodalga silahlarla düşman kuvvetlerinin elektronik  istemlerinin hedef alınması planlanıyor. Ayrıca virüsler  ABD’den yapılan endişe verice bir açıklamaya göre evet Virüsler silah olarak kullanılabilir. Bu nedenle ülke olarak bilimsel araştırmalara bütçe ayrılması konusunda ne yazıkki yeterli değiliz. Bu nedenle biyolojik öncesi ve sonrasında mücadele etme ve her türlü tehditleri bertaraf etme konusunda önlemleri almalı bu yönde çalışmalarımızı hızlandırmalıyız” dedi.

AKKUŞ: TÜRKİYE AR-GE ÇALIŞMALARINA HIZ VERMELİDİR

Akkuş konuşmasının devamında ise şunları kaydetti:

* THOR’un kısa menzilde dron ya da dron sürülerini mikrodalgaya maruz bırakarak, elektronik aksamını körelttiği belirtiliyor.

* ABD’de dronlara karşı lazer silahlar da geliştirilmişti. Uzmanlar, “Lazer silahları keskin nişancı tüfeğine benzetirsek, onların yanında THOR pompalı tüfek sayılabilir” diyor.

* ABD Hava Kuvvetleri, üslerin dronlara karşı savunmasında orta/uzun menzilli mikrodalga sistemi CHIMERA üzerinde de çalışıyor.

* Geçtiğimiz yıllarda benzer bir çalışma B-52 uçaklarının bombaları üzerinde denenmişti. Yapılan test uçuşlarında, yüksek mikrodalga gücüne sahip savaş başlıklarıyla uçan B-52 uçakları, 1100 kilometre menzille elektronik hedefleri başarıyla eritmiştir.

* ABD ordusu için projeler geliştiren Raytheon’un direktörü Misty Holmes, mikrodalga silahların sessiz bir sisteme sahip olduğunu vurgulayarak, “Ne alev ne de patlama görülmüyor. Görünen tek şey gökyüzünden düşen insansız hava araçları” diye konuştu.

* Yani alev yada patlama görülmüyor. Türkiye’de mevcut olan Savaş Uçakları, İHA’lar, SİHA’lar Helikopterler ve Askeri Amaçlı Dronlar gibi hava savunma gücümüzün bu mikrodalga silahlarına karşı engelleyici/önleyici AR-GE çalışmaları yapılmalıdır.

SÖZCÜ YAZARI SULTAN UÇAR’A ONUR ÖDÜLÜ

Akkuş’un konuşmalarının ardından fizik alanında yaptığı çalışmalar ve hizmetler, bilimsel araştırmalar ile destek verenlere ödülleri verildi.  Türk Fizik Derneği 2021 Basın Özel Onur Ödülü  Sözcü Gazetesi yazarı Sultan Uçar’a verilirken törende ayrıca Türk Fizik Derneği 2021 Prof. Dr. Engin Arık Bilim İnsanı Ödülü, Türk Fizik Derneği 2021 Prof. Dr. Şevket Erk Genç Bilim İnsanı Ödülü, Türk Fizik Derneği 2021 Uluslararası Özel Onur Ödülü, Türk Fizik Derneği 2021 Sanayici ve İş Adamı Özel Onur Ödülü ve Türk Fizik Derneği 2021 Onur Ödülleri verildi.

Türk Fizik Derneği tarafından SÖZCÜ Yazarı Sultan Uçar’a Basın Özel Onur Ödülü verildi.

HAYATIMIN EN ZOR GÜNÜNDE EN ANLAMLI VE ÖZEL BİR HEDİYE ALDIM

Ödülünü alan Sultan Uçar yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı;

* Yaklaşık bir ay önce çok önceden geçirdiğim bir trafik kazası nedeniyle sağlık sorunları yaşıyordum. Bilinç kapanması sorunu ile mücadele edip, tedavi görüyordum.

* Ciddi bir sağlık sorunumuz olduğunu görüyorduk, ortadaydı. Çapa Tıp Fakültesi’ndeydim. Fakülteden çıktım, kendimi kötü hissettiğim bir zaman diliminde Baki Akkuş hocamız aradı.

* Yağmur yağıyordu, yapraklar dökülüyordu masanın üzerine. Nasıl yani şimdi benim kafamı mı kıracaklar bu hocalar diye düşündüm. Geldiğimiz nokta bu yani artık diye düşünürken hayatımla ilgili, hocam dedi ki ‘Sultan hanım biz size fizik ödülü vermek istiyoruz.’ Nasıl yani böyle bir günde mi, bu kadar mı tesadüf? Aynı gün hem fiziken bir müdahalede bulunulacağından söz ediliyor, aynı gün bir fizik ödülünden söz ediliyor.

* Tabi haklı olarak gerekçelerini hocamıza sorduğumuzda, hocalarımız yazılarımızı akademik olarak verilerin çelişmediği yönünde hem fikir olduklarını bize aktardı. Büyük bir memnuniyet duydum ben bundan.

* Aslında fiziği bu kadar sevdiğimi bilmiyordum ve fizik ya da sayısal bilimlerin, sosyal bilimler alanında çalışanlarla bu kadar iç içe olduğunu fark etmiyordum. Fizik, günlük hayatımızda olduğu kadar bizim yazı dilinde de, basında da,  yüreklilik ve gerçekliğe yaklaşma noktasında işimizi o kadar çok kolaylaştırıyormuş ki biz bunu çokta fark edememişiz. Siz iyi ki varsınız.

BİLİM İNSANLARIMIZIN YURT DIŞINA KAÇIŞLARI DURDURULMALI

Sultan Uçar konuşmasının devamında ise;

* Tüm bunları bilimsel verilerle desteklemeye ihtiyacımız var. Tabi biz bilime uzak insanlar değiliz. Bilimin gücüne inanan insanlarız. Cumhuriyet henüz kurulum aşamasındayken ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bilim insanlarını tren garından uğurladığını ve Cumhuriyet kurulurken dinamik kadroların kalkınmada çok öncelikli, proje de zaten o büyük insanların yurt dışında yetişip bilinçle ve vatan sevdasıyla millete geri döndüğünü gördük.

* Yine dünyada bir insanlık suçu olarak görebileceğimiz 1940’lı yıllara damgasını vuran Hitler dönemi sırasında Almanya’da yaşayan Alman bilim insanlarının ülkemizde ev sahipliğinde Türkiye’yi dünyanın gözünde ve gönlünde Cumhuriyet’in daha ilk yıllarında yeni kurulan, henüz daha ekonomik kalkınmasını tamamlamamış bir ülke olmasına rağmen bilimin sığınabileceği bir kapı haline getirmiştir.

* Yine ne yazık ki 1950’li yılların ilk yarısından itibaren Türkiye’den bilim insanlarımız çok ciddi bir şekilde yurtdışına gitmektedir ve bu gidiş halen büyük bir hızla devam etmektedir. Üzülerek görüyoruz ki Türkiye benliğini kaybetmektedir, beyin göçü yaşamaktadır.

* Türkiye’de eğer biz evlerimizde sıcacık oturmak, günlük sosyal sohbetlerimizi ve sosyal medyacıları, sosyal alanda çalışan insanlarla mutlu ve mesut yaşamak istiyorsak ve kahkahayla gülebilmek istiyorsak, kahkahalarımızın içini doldurabilmek istiyorsak, bilim insanlarımızı ülkemizde tutmak gibi bir derdimiz, bir önceliğimiz olmak zorundadır.

* Bu pandemi döneminde hepinizin malumudur ki okulları en uzun süre kapatan 5 ülkeden biriyiz. Bilim insanlarımızın ekonomik olarak bir sıkıntı içerisinde projelere odaklanma güçlüğünü birebir üniversitelerde tanık olduk. Bunlara tanık olmak istemiyoruz.

* Bilim insanlarının sadece çalışma alanlarıyla gündemde olmasını istiyoruz ki oluyorlar. Ben bilim insanlarının zekasına güveniyorum. Önlerinin açılması gerektiğini düşünüyorum. Önleri açıldığı zaman nasıl mucizeler yaratabileceklerini insanlıkta görüyor.

* Zaten insanlar geçmişten bu güne kadar çok ciddi katkılar sağladılar. O insanlığın bir parçası olarak bugün sizin karşınızda olmamı ben bilime borçluyum. Çünkü geçirdiğim travmalar sonucu ne yazık ki ayakta durabilme yeteneğimi bile kaybetmiştim. Çok ağır bir trafik kazası geçirmiştim. Burada karşınızda olabilme mutluluğunu gerçekten bilime borçluyum.

400 BİLİM İNSANI KATILDI

Dünyanın farklı ülkelerinden 31 çağrılı konuşmacının yer aldığı kongreye yaklaşık 400 bilim insanı katıldı. Fizik kongresinde bu yıl 200’den fazla sözlü bildiri ve 60 adet poster bildirinin sunulacağı açıklandı. Kongre ödül töreninin ardından Avrupa’nın önde gelen araştırma merkezi Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi – CERN ile ilgili bir İnsanlık İçin hızlandırıcı Teknolojileri isimli bir panel gerçekleştirildi.

Panelin moderatörlüğünü  Serkant Ali Çetin (İstinye Üniversitesi) yaptı. Panele konuşmacı olarak Karl Jakobs (Freiburg Üniversitesi), Joachim Mnich (CERN), Tatsuya Nakada (CERN), Saleh Sultansoy (TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ) ve Frank Zimmermann (CERN) katıldı.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL